Üzgünüz ancak sözlüklerimiz cümle çevirisi yapmamaktadır.
WordReference sadece çevrimiçi sözlükler sunmakta olup çeviri yazılımı hizmeti sağlamamaktadır. Lütfen kelimelerin her biri için arama yapın (aşağıda üzerlerini tıklayabilirsiniz) veya daha fazla yardım için sorunuzu forumlarda paylaşın.

push the panic button


Aradığınız tam cümleyi bulamadık.
"button" için olan girdi aşağıda gösterilmektedir.

Ayrıca bakınız: push | the | panic
  • WordReference
  • Definition
  • Synonyms
  • English Collocations

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
button n (round fastener)düğme i.
 Harriet's coat has green buttons.
button n (switch for power)elektrik düğmesi i.
 Push the button to turn on the DVD player.
button n (computer control) (bilgisayarda)düğme, buton i.
 Click the right button on the mouse once.
button n (round badge)rozet i.
 Ian's backpack is covered with colorful buttons.
button [sth] vtr (clothing: fasten)düğmelemek, iliklemek geçişli f.
 Andy quickly buttoned his shirt and put a jacket on.
button vi (clothing: be fastened)düğmelenmek f.
 Women's shirts button on the left.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.
Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
button n (object: small, round)küçük ve yuvarlak nesne i.
  düğme i.
button n UK, often plural ([sth] worthless)önemsiz şey i.
  değersiz şey i.
 The compensation my employer paid me is buttons!
button n (fencing: tip of foil) (eskrim)flöre ucu i.
 Max can't use his foil in competitions anymore because the button doesn't function.
button n (round part or organ) (organ)yuvarlak kısım i.
 The rattlesnake was just a youngster and as yet only had a button where its rattle would be.
button vtr slang (close one's mouth) (argo)çenesini kapatmak, sesini kesmek geçişli f.
button [sth/sb] vtr usually passive (furnish with buttons)düğmelemek geçişli f.
 The tailor buttoned the silk waistcoat.
button [sb] vtr (fencing: hit opponent with foil) (eskrim)flöreyle rakibini dürtmek geçişli f.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Deyimsel fiiller
İngilizceTürkçe
button [sth] up,
button up [sth]
vtr phrasal sep
(fasten buttons)düğmelemek f.
  iliklemek f.
 Button up your jacket; it's cold outside.
button up vi phrasal (clothing: be fastened)düğmelenmek geçişsiz f.
  iliklenmek geçişsiz f.
 This jacket buttons up on the right.
button up about [sth] vi phrasal + prep figurative, slang (keep silent) (argo)çenesini tutmak f.
  (bir şey hakkında)konuşmamak f.
 You'd better button up about the missing cookies.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2025:

Bileşik Şekiller:
İngilizceTürkçe
belly button,
tummy button
n
colloquial (navel)göbek deliği i.
 The girl wore a diamond in her pierced belly button.
button-down shirt n (has buttons on collar)yakası düğmeli gömlek i.
 He's always neatly dressed in a freshly-pressed suit and a button-down shirt.
  Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

push the panic button' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"push the panic button" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!